«

»

Kas 21 2011

Bu Yazı bas

Propp’un Masal Çözümlemesi

 

\,1.

 

 

II

 

 

J~1rd

 

Doç. Dr. ATılgün Çı

BLAK

 

 

Halk

edebiyatının anlat! esasına dayanan önemli türlerinden birisi olan

masallar, özellikle

çocukların eğitiminde, sosyal gelişiminde önemli faydalar

sağladığı

 

gibi yetişkinler için de bir nevi roman ve hikaye

işlevi görmüştür.

 

 

Genellikle

kadınlar tarafından anlatılan bu tür, yüzlerce yıldan beri uzun kış

gecelerinde ve toplu

i~ yapımı sırasında halkımızın eğlence vasıtalarından biri

olmuştur.

 

Bugün de, eskisi kadar olmasa da, Anadolu’nun

deği§ik köşlerinde

 

 

ve özellikle

kırsal çevrelerde masal anlarrna geleneği devarn etmektedir. Kuşakrarı

kuşağa aktarılan

 

bu masallardan bir kısmı unutulmuş, bir

kısmı yazıya

geçirilmiş,

 

 

bir kısmı da diğer türlerle

karışmrş bulunmaktadır.

 

 

Çeşitli

 

özellikleriyle büyük küçük herkesin ilgisini çeken masalların, in

sanın

 

 

ve toplumun

anlaştlrnasmı sağlamada önemli bir rolü vardır. Şöyle ki

masal

anlatıcısı, günümüz hikaye ve romanında olduğu gibi, masalın kişilerini

bir

düşünce ve duygu kalıbı olmaktan çıkararak, belirli bir zamana ve yerc

bağlı

 

olmasa da, az çok kültür birliği oluşturmuş bir ülke üzerinde

yaşayan,

 

 

bir “dünya

görüşüne sahip insan tiplerini yansıtır. Bu bakımdan masalcı.

sadece

kişileri canlandırıp konuşturrnakla kalmaz, kendi toplumunun dilini

korıuşrurur,

 

bu toplumun sevinç ve dertlerini. şakalannı çeşitli şekillerde dile

getirir (Borarav 1998: 14). Bir

başka yönüyle de insanlar, hayallerini, beklerıtilerini.

 

olmasını

 

istedikleri olağanüstü olayları masallara yansıtmı§tı. Bu da

masallarda

sıradan olaylarla olağanüstülüklerin bir arada gerçek gibi yansı-.

 

tılmasına

 

neden

olmuştur.

 

 

Masalın

 

esas yaratılma sebepleri t:Üstiin fikri,,} idealin hiç değilse

baya! Itleminde

 

 

gerçehleşmesini srtğlamak; giiçsk!.liiğiimiiz

 

sebebiyle

dağ”, oldıığltnlt bjldiğimiz

 

 

balele

 

 

gerçeeieştiremediğimiz bazı ideal fikiderin tcthakkııkmıa yardım etmek.” şeklinde

özetlenebilir

(Sakaoğlu 1999: 159-160). Bu bakımdan masallar, İnsanların

ruhi ve zihni

gelişmelerindegeçirdikleri aşamalan ortaya koyarak onların

manevi yönlerini

açıklamada araştırmacılara yardım etmektedir (Günay

1975: 2-3). Ancak ne var ki,

diğer bütün folklor ürünleri gibi insanın kendini

görmcsi ve

anlamasında önemli bir yeri bulunan masallar. araşnrmacılann

LI:

 

 

Propp ‘un Masal Çözümleme Metodu

 

 

dikkatini çok geç dönemlerde

çekmiştir. Masal türü) yaklaşık iki yüzyıldan

beri ele

alınıp incelenmeye başlanmıştır.

Masalın

 

bir edebi tür olarak kabul edilip sözlü kaynaklardan tespit edilmesinin

 

ardından sınıflandırma çalışmalarına ağırlık verilmiştir. Yapılan

 

tasniflerde

“masal tipleri” ve “masal morifleri” esas

alındığı için tip ve motif te-

 

. rimlerini

kısaca açıklamakta fayda vardır. Ünlü masal araştmcrsı Stith

Thornpson, tip konusunda

şunları söylemektedir: “Bu terim, gelenekte bağımsız

bir jekilde var

 

olabilen,

anlamlı bir masaldır. Ayrı bir hikaye (anlatış) olaral: soyle

mn

 

herhangi bir hikaye ne kadar

 

 

kal1najık

veya ne,. kadar basit olursa olsun bir t.p

olarak kab,,1 edilebilir..:”

 

 

(Şimşek 2001: 70). Dolayısıyla her masal) kendi başına

 

bağımsız

 

bir tip olabilmektedir. Ancak bunların farklı coğrafi alanlarda ya

da kültürlerde

anlatılan varyandarı da bulunmaktadır. Yine aynı araştırıcı

 

motifi ise;

“Eseiden beri yajama kabiliyetine sahip olanı masalm en küçük unsnru. n

(Sakaoğlu,

 

1999: 15) şeklinde tarif etmektedir.

Masal

sınıflandırmaları üzerine ilk çalışmalar, batılı araştırmacılar tarafından

 

yapılmıştır.

Öncelikle Alman masal araşnncısı ). G. Von Hahn, masalları

tiplerine göre

sınıflandırma girişiminde bulunmuştur, Ancak bu çalışma)

kapsamlı

 

ve kalıcı. olmaktan çok, daha sonraki çalışmalara yol gösterici

nitelik

taşımaktadır. Bu konuda ilk önemli çalışmayı 1910 yılında Antti

 

Aarne

hazırlarnıştır. Aarne, masalları; a) hayvan masalları (1-299), b) asıl halk

masalları

 

(300-1199), c) fıkralar (1200-1999) olmak üzere üç grupta toplamıştır.

 

Bu üçlü

sınıflandırma, kendi arasında da ana ve alt dallara ayrılarak

daha kolay

yararlanılır hale getirilmiştir, ayrıca bazı numaralar, zamanla yeni

numaraların bulunabileceği düşüncesiyle boş bırakılrnışnr (Sakaoğlu

 

 

1999:

10-13).

 

 

 

Bu eserden

yaklaşık 20 yıl sonra Anrri Aarrıe’in öğrencisi Srith

Thompson,

aynı tasnif genişlererek yayımladığı The Types of the Folktale adlı

çalrşmasında, masalları;

 

a) hayvan masalları (1-299), b) asıl halk

masalları

 

 

(300-1199),

 

c) fıkralar (1200-1999), ç) zincirlemeli masallar (2000-2399) ve

d)

sınıflamaya girmeyen masallar (2400-2499) olmak üzere beş ana başlık

 

altında sınıflandırmrşnr.

 

Her grubun kendi içerisinde de alt başlıklara ayrıldı

ğı

 

 

bu

çalışma, diger tasniflere göre en geniş alanıdır. Thompson, Aarne’irı

tasnifini

genişlerirken diğer ülkelerde anlatılan masallara da yer vererek çaİışrnasma

milletlerarası

 

bir nitelik kazandırrmştır. Eserde tip

numaralarının

yanı sıra masalların varyandarı

 

 

ve kısa açıklamaları ile önemli motifleri de

 

verilmiştir (Şimşek

 

 

2001: 71).

 

 

Türk

masallarının tip sınıflandırması ile ilgili önemli çalışma ise \YI.

Eberhard ile Perrev N. Boratav

tarafından hazırlanrmşnr. Eberhard ve

l~S

 

Yard Doç. Dr.

 

 

Nılgün Çılıl1k

Boratav’ın

 

Typen Türhiseber Voiksmdrcben adlı eserinde 378 masal tipi tespit

edilerek

bunların motif sırası, belirgin motifleri vb. sıralanrmştrr. 1953 yılında

 

yayınlanan

 

bu çalışmada masallar, 23 ana

başlık altında roplanmıştır (Şimşek

 

 

2001: 76-77).

 

Motiflerle ilgili

çalışmalara bakıldığında ise, bunların tarihinin çok eskilere

gitmediği

 

görülmektedir. Bu konuda dünyada en geniş çalışmayı 19321936

 

yılları arasında yayınladığı altı

 

ciltlik Motif Index of

Fole-Liıerature adlı

 

 

eseriyle Stirh Thompson

yapmı§tı. Bu çalışmada 23 ana başlık altında toplanan

motifler. kendi

aralarında da çeşitli alt ba§lılara ayrımışr. İinci baskı

1955-1958

yılları arasında yapılan söz konusu motif kataloğu, yeni kataloglardan

yararlanılarak

 

daha da zenginleştirilmiştir. Kataloğun ilk beş cildinde,

 

anlatı

 

türlerinde bulunan motifler konularına göre A’dan Z’ye

doğru

 

 

tasnif edilerek alfabetik

sırayla verilmiştir. Altıncı ciltre ise ilk beş ciltreki

önemli

kavramların harf sırasına göre düzenlerımiş dizini yer almaktadır

(Sakaoğlu

 

1999: 16).

Türk

masallarının bu tarz bir kataloğu bulunmamakla birlikte Eberhard

 

ile

Boratav’ın birlikte hazırladığı çalışmada bir dereceye kadar “motif

kataloğu taslağı” diyebileceğimiz

 

ve harf sırasına göre verilen uzunca bir liste

yer

almaktadır (Sakaoğu 1999: 16).

 

Türkiye’deki masal inceleme

çalışmalarında söz konusu tip ve motif sınıflandırmalarındanyararlamlrnışnr.

Buna göre gelenekte ya§ayan

masalların

Aarne-Thompson, Eberhard-Borarav

kataloglarındakitip numaralarıve motif

sıraları

 

tespit edilmiş, motifleri çıkarılıp bazen de bunların benzeri

!’riotif Index

of

 

 

Folk-Literatııre’de araşnrılrnışnr. Saim Sakaoğlu (Sakaoğlu 1973), Bilge

 

Seyidoğlu (Seyidoğlu

 

1975), Ali Berat Alptekin (Alptekin 1982), Esma

Şimşek

(Şimşek

 

 

2001) vb. araşnrmacrlarırruztarafından yapılan bu tür

çalışmalar,

 

 

Türk halk

masallarının tasnif, tahlil ve mukayese edilmesi açısından yol gösterici

olmasının yanı sıra

 

ülkemizde anlatılan masalların tip ve motiflerinin

belirlenmesine yönelik önemli

katkıda bulunmuştur. .

 

Yukarıda

 

genelolarak özetlediğimiz masal

sınıflandırma çalışmalarının

tamamı, masalların

 

 

içerikleri göz önünde bulundurularak ve genellikle rernlerine

göre

hazrrlanmrşnr. Öte yandan bugün bütün bilim dallarında içerik

 

araşnrmalarırun yanında şekil

 

ve yapı özelliklerine göre de incelemeler yapıl

maktadır.

 

 

Bunlardan Rus halk bilimeisi Vladimir Propp, 1928

yılında Leningrad’da

yayımladığı

 

“Morfologiya Skazki” (Masalın Biçimbilimi) adlı eserinde

 

olağanüstü masalları yapı bakımından incelemiştir.

 

Propp’a göre ma

salları,

 

 

temleri esas alarak

sınıflandırmak araştıncilan doğru sonuçlara ula§tırmamaktadır.

Temler, özellikle de peri

masallarının temleri birbiriyle çok

120

 

LI:

 

Pı’opp ‘un i\1asal ~15zü111jeıne i’vlelodıı

 

yakından

 

ilgilidir (Günay 1975: 22). Bu nedenle çalışmasını peri

masalları

 

 

üzerinde

 

hazırlamıştır. Eserinde malzeme olarak A. N. Afanasyev’in

derlediği

 

 

Rm Halk

 

 

Masalları’ndaki 50-15O numaralar arasında yer alan yüz

masalı

 

kullanımştır. İncelemeye aldığı

 

metinlerden yola çıkarak olağanüstü masalla

rın

 

 

çok renkli

 

çeşitliliği ile tekbiçimliliği olmak üzere iki temel özelliğine

dikkati

çeken

 

 

Propp, öncelikle masalların oluşturucu bölümlerini tespit

etmiş,

 

 

ardından

 

bu bölümleri göz önünde bulundurarak masalları birbirleriyle kar

şılaştırrnışnr.

 

 

V. Propp’un

 

amacı, görünüşreki çeşitlilik altında

binlerce masala ortak

olabilecek

 

 

“işlevsel” unsurları ortaya çıkarmak, bir başka deyişle halk masalı

nın

yapısını

 

 

düzenleyen sabit yasaları saptamaktır

(Propp 2001: 10). Böylece

de

 

 

masalın kökeni sorununa objektif olarak yaklaşabilrnek için önce

masalın

 

 

ne

 

olduğunu ortaya koyabilmektir (Çobanoğlu 1999: 188). Ona göre

masalın

doğru

 

 

bir biçim bilimsel incelemesi yapılmadığı sürece masal konusunda

sağlıklı

 

 

bir

 

değerlendirmedebulunmak mümkün

değildir.

 

 

Propp,

 

masalların sabit ve değişen değerlerini saptamak için

aşağıdaki

durumları

 

 

birbiriyle karşılaştırrnıştrr:

(Propp 2001:38)

 

 

ı.

 

Kral, kahramanın birine bir karral verir. Kartal, kahramanı başka

bir

 

 

krallığa

 

 

götürür.

2. Büyükbaba,

 

 

Suçerıko’ya bir at verir. At, Suçerıko’yu başka bir

krallığa

 

 

götürür.

 

3. Büyücü,

 

İvan’a bir kayık verir. Kayık, İvan’ı başka bir krallığa

götürür.

 

 

4.

 

Kraliçe, İvarı’a bir yüzük verir. Yüzükten çıkan iri yarı adamlar, İvan’ı

 

başka

 

bir krallığa

götürür. “

Örneklerde

 

 

görüldüğü üzere masal kahramanlarınınisimleri ve faydalan

dıkları

 

 

nesneler

 

değişmekte, öte yandan kişilerin eylemleri

değişmemektedir.

 

 

Buradan

 

masalın, genellikle aynı eylemleri değişik kişilere yaptırttığı

sonucuna

 

 

ulaşılmaktadır.

 

Söz konusu eylemlere de “işlev” adı

verilmektedir.

 

 

Propp’un

incelemesinde kullandığı temel anlatı birimi işlevdir (Kıran2000:

115).

Işlev, kişinin eylemidir, ancak bu eylem de olay örgüsünün

akışı

 

içindeki anlamına göre tespit edilmiştir. Masallarda kişilerin yerine ge

tirdiği

işlevler, masalın

 

 

temel bölümleri olup değişmez unsurlardır

(Propp

2001: 11).

 

 

 

V.

Propp, bu unsurların masallardaki yerinin çok kesin ve belirgin olduğunu

tespit

 

etmiş, ayrıca halk masallarının tümünde benzer

şekilde sıralanan

işlevleriri yapısı hakkında

 

 

§u sapramalarda bulunmuştur

(Propp 2001:40-43):

 

 

1.

 

Kişilerin işievleri, kimin tarafından ve nasıl gerçekleştirilirse

gerçek-

130

 

 

 

Yard. Doç. Dr. Ml

 

gün

 

Çıhlak

 

leşririlsin masalın değişmez,

 

sürekli ögeleridir.

2. Masallardaki

işlevleriri sayısı sınırlıdır.

 

3.

İşlevlerin sıralanışı hep aynıdır.

4. Bütün

olağanüstü masallar, yapılarınagöre tek bir tipe aittir.

Propp, masallarda tespit

ettiği 31 işlevi sırasına göre. verirken her işleviri

içeriğinin kısa

 

bir özetini yapar, ardından işlevi kısaca tanımlar ve

şernatik

 

 

karşılaştırmalar yapmayı sağlaması

 

için işleve uygun bir simge verir.

Masallar genellikle bir

başlangıç durumu ile başlar. Burada ailenin fercleri

 

sayılır

 

ya da geleceğin kahramanı, sadece jsmiyle veya durumunun

işaret

 

 

edilmesiyle

tanıtılır. Başlangıç durumu, bir işlev olmasa da önemli bir biçimbilimsel

öge

 

olarak kabul edilir. Bu ögeye “başlangıç durumu” adı verilir ve

 

“o:

 

 

işareti ile gösterilir.

Başlangıç

 

durumunun

ardından işlevler, aşağıdaki şekilde sıralanır

 

 

(Propp 2001:45-89):

 

1.

 

Aileden biri evden uzaklaşır (tanımı: ıaaklaşma,simgesi

p).

 

 

II. Kahraman bir yasakla

karşılaşır (tanımı: yasaklama, simgesi y).

III. Yasak

çiğrıenir (tanımı: yasağı çiğneme, simgesi 8)

IV.

Saldırgan bilgi edinmeye çalışır (tanımı: soruşturma,simgesi c).

V.

Saldırgan kurbanıyla ilgili bilgi toplar (tanımı: bilgi toplama, simgesi Ç).

VI.

Saldırgan, kurbanını ya da servetini ele geçirmek için, onu aldatmayı

dener

(canımı: aldatma. simgesi 11).

VII. Kurban

aldanır ve böylece istemeyerek düşmaruna yardım etmiş

olur

(tanımı: sltça katılma, simgesi 8).

VIII.

Saldırgan, aileden birine zarar verir (tanımı: kötiilük, simgesi A).

VlII-a. Aileden birinin bir

eksiği vardır; aileden biri bir şeyi elde etmek

ister

(tanımı: eksiklik, simgesi a).

IX.

Kötülüğün ya da eksikliğin haberi yayılır, bir dilek ya da bir buyrukla

kahramana

başvurulur. kahraman gönderilir ya da gitmesine izin verilir

(tanımı: aracılık]

 

gefij anı, simgesi B).

X.

Arayıcı kahraman eyleme geçmeyi kabul eder ya da eyleme geçmeye

 

karar verir

(tanımı: km}ıt eylemin başlangıcı, simgesi C).

XI. Kahraman evinden

ayrılır (tanımı: gidij, simgesi i).

XII. Kahraman büyülü bir nesneyi ya da

yardımcıyı edinmesini sağlayan

bir

sınama, sorgulama, saldırı vb. ile karşılaşır (tanımı: bağışçının ilk işlevi,

simgesi D).

 

XIII. Kahraman ileride kendisine

bağışta bulunacak kişiniri (bağışçınrn)

eylemlerine tepki gösterir

(tanımı: kahramanm tepkisi, simgesi E).

XIV. Büyülü nesne kahramana verilir

(tanımı: büyülii nemenin alın-

131

 

LI:

 

Propp ‘uıı

fi1asal ç-1Jzümleme14elodu

 

 

ması,

 

 

simgesi F).

 

 

XV.

 

Kahraman, aradığı nesnenin bulunduğu yere ulaştmlır,

kendisine

 

 

kılavuzluk

 

edilir ya da yol gösterilir (tanımı: iki krallık arasında

yolculuh,

bir

 

 

kılavuz eşliğindeyolculttk,

simgesi G).

 

 

XVI.

 

Kahraman ve saldırgan, bir çatışmada karşı karşıya gelir

(tanımı:

 

 

çatışma,

 

 

simgesi H).

 

 

XVII.

 

Kahraman özel bir işaret edinir (tanımı: özel işaret,

simgesi 1).

 

 

XVIII.

 

Saldırgan yenik düşer (tanımı: zafer,

simgesi ]).

 

 

XIX.

 

Başlangıçrakikötülük giderilir ya da eksiklik karşılanır (tanımı:

giderme,

 

 

simgesi K). “

 

XX.

 

Kahramarıgeri döner (tanımı: geri dö’niii, simgesi

J,).

 

 

XXI.

 

Kahraman izlenir (tanımı: izleme,

simgesi Pr).

 

 

XXII.

 

Kahramanın yardımına koşulur (tanımı: yardım, simgesi

Rs).

 

 

XXIII.

 

Kahraman kimliğini gizleyerek kendi evine döner ya da bir

başka

 

 

ülkeye gider

 

(tanımı: kimliğinigizleyerek gelme, simgesi O).

 

XXIV.

 

Düzmece bir kahraman asılsız savlar ileri sürer

(tanımı: asılsız

 

 

savlar,

 

 

 

simgesi L).

 

XXV.

 

Kahramana güç bir önerilir (tanımı: giiç ii,

simgesi 11).

 

 

XXVI.

 

Güç i§ yerine getirilir (tanımı: giiç iiiyerine getirme,

simgesi N).

 

 

XXVII.

 

Kahraman tanınır (tanımı: tanı(n)ma, simgesi

Q).

XXVHI. Düzrnece

 

 

kahramanın. saldırganın ya da körünün gerçek kimli

ği

 

 

ortaya

 

çıkar (tanımı: ortaya çıkarma, simgesi

Ex),

 

 

XXIX.

 

Kahraman yeni bir görünüm kazanır (tanımı: biçim

değiştirme,

 

 

simgesi T).

 

XXX.

 

Düzmece kahraman ya da saldırgan cezalandırılır (tanımı: ceza

landırma,

 

 

simgesi U).

 

XXXI.

 

Kahraman evlenir ve tahta çıkar (tanımı: eulenme,

simgesi WOo).

 

 

Masalların yapısını, sayıları

 

31 ile sınırlı söz konusu

işlevler oluşturmaktadır.

 

 

Bütün

 

işlevler arka arkaya sıralandığında, her işleviri

kendisinden önceki

 

 

işlevden manrıki

ve estetik gerekiilikle ortaya çıktığı görülmektedir.

İşlevler, masalın

temel ögelerini, olayı oluşturarı ögeleri simgeler. Masallarda,

olay örgüsünün

 

akışını belirlememekle birlikte, büyük önem

ta§ıan

bağantı

 

 

ögeleri ve güdülenrneler de vardır. Bağlantı ögeleri iki işleviri

hemen

birbirini

 

 

izlemediği durumlarda, bir işlevi diğerine bağlayan

bilgilerdir. Güdülenme

ile kastedilen ise,

 

 

kişilere çeşitli eylemleri yaprırandürtü ve amaçlar

dır.

 

 

Güdülenme1er, masala kimi zaman

 

canlı ve özel bir nicelik

kazandırmakla

 

 

birlikte

 

kararsız ögeler olup işlevlerden ya da bağlantılardan

daha az kesin ve

daha az belirgin

 

 

özelliğe sahiptir (Propp 2001: 95;

100).

 

 

 

Yard. Doç. Dr. Migiin

 

 

Çıklak

Masallarda

işlevler, “yasak-yasağı çiğnerne”, “soruşturma-bilgitoplama”,

“çatışma-zafer”,

 

“güç iş-güç işi yerine getirme”,

“izleme-yardım (kurtuluş)”

 

 

vb.

şeklinde birer çift oluşturur. “Kötülük, gönderme, kahramanın eyleme

geçmesi

v~ gidiş” eylemleri bir grupta toplanır. “Cezalandırma, evlilik” ise

masalın yapısında

 

rnüstakil olarak bulunan ögeler olup

diğer işlevleriri doğal

 

 

sonucu olarak ortaya

çıkmaktadır.

Belirlenen 31

işleviri tamamına her masaıda rastlanmaz, ancak mevcut

işlevleriri sırası

 

kesinlikle değişmez. Bu bakımdan Propp, masalı bir kötülükle

ya da eksiklikle

başlayıp ara işlevlerden geçerek evlilik ya da çözüm olarak

 

 

kullanılan başka işlevlere ulaşan bir gelişme olarak tanımlamaktadır. Bu ge

lişrne,

 

 

“olaylar dizisi” ya da “kesit” olarak

adlandırılır. Bitiş işlevi, ödüllendirme,

aranılan

 

nesnenin elde edilmesi veya kötülüğün giderilmesi vb. olabilir

(Propp 2001: 121-122).

 

 

Masalların

 

çözümlenmesi sırasında, masalı oluşturan olaylar dizisinin belirlenmesine

öncelik verilir.

Masaıda karşımıza çıkan her yeni kötülük, zarar,

 

eksiklik yeni bir olaylar dizisinin

oluşmasına neden olur. Dolayısıyla bir masal,

birçok olaylar dizisinden

oluşabilir.

Masaldaki genel

anları süreci içerisinde yer alan işlevler, Propp’a göre yedi

kişinin

 

eylem alanı içinde dağılım gösterir: Saldırganın eylem alanı (kötülük,

 

çatı§ma,

 

izleme); bağışçırurı eylem alanı (büyülü nesnenin

aktarılmasının

 

 

hazırlanması,

 

büyülü nesnenin kahramana verilmesi); yardımcının eylem

alanı

 

 

(zor

işin başarılmasında kahramana yardım edilmesi); aranan kişinin ve babasının

eylem

alanı (güç işlerin başarılma isteği, bir özel işaretiri zorla benimsettirilmesi,

düzmece

kahramanın ortaya çıkarılması, gerçek kahramanın tanınması,

saldırganın cezalandırılması, evlerıme);

 

gönderenin eylem alanı (kahra

manın

 

 

görevlendirilmesi);

kahramanın eylem alanı (arayış amacıyla gidiş,

bağışçırun

 

isteklerine tepki, evlenme); düzrnece kahramanın eylem alanı (ara

§ amacıla gidiş bağışçı

 

 

isteklerine tepki, asılsız iddialar) (Propp 2001:

105- 106).

 

V. Propp, peri

masalları üzerine yaptığı bu inceleme sonucunda masallardaki

 

ortak unsurlardan hareket ederek

masalların yapısını ortaya koymuştur.

Peri

masalları yukarıda sıralanmış olan işlevleriri belirli bir düzen dahilinde

sıralanmasıyla oluşmuştur.

 

Her masaıda bu işlevleriri bir kısmı bulunmamakta

bir

kısmı ise çeşitli olay dizilerinde tekrar edilmektedir. Propp’urı bu

 

çalışrnasrna

 

göre peri masalları dışındaki diğer masallar, hacca

farklı coğrafya

 

 

ve kültürlere ait masallar da

yapıları bakımından birbirinin aynıdır. Bir başka

deyişle

 

bütün masallar, ortak bir yapı üzerine kurulmuştur. Dolayısıyla Propp

metoduyla

masalların çözümlenmesi sağlanarak bu (ürün yapısı tespit edileLI:

 

Propp

 

‘lill

fiiasal çözümleme Metodu

 

 

bilir. Böylelikle

masalların doğru bir şekilde tasnifi ve incelemesi yapılabilir.

Bu metot, Türkiye’de ilk kez Umay Günay

tarafından hazırlanan bir

doktora tezinde,

Elazığ’dan derlenen 70 masal metni üzerinde uygulanmıştır

(Gürıay

 

1975). Gürıay, 1975 yılında yayımlanan bu

çalışmasında, masalların

 

 

tip

numaralarını tespit ermiş, daha sonra bunları Propp metoduna göre inceleyerek

Propp’un tespit

ettiği masal yapısının Türk masalları için de geçerli

olduğu

sonucuna varmıştır. Söz konusu çalışma, alanında bir ilk olması açısından

büyük önem

taşımaktadır, ancak bu metodun sadece bir ilde ya da

birkaç ilde

anlatılan masallara değil de Türkiye genelindeki farklı tipteki ma-

 

sallara uygulaması yapılmalıdır.Bu tarz bir araştırma, alanında uzman kişilerin

ortak

çalişmalanyla daha sağlıklı ve geçerli sonuçlar ortaya çıkaracaktır.

 

Böylelikle Türk halk

masallarınıngenel yapısı tespit edilerek sınıflandırma ve

varyant sorununa çözüm

sağlanacağı gibi bu türün farklı coğrafyalarda anlatılan

şekilleriyle

 

de karşılaştırılmasındabüyük olanaklar

tanınacaktır.

 

 

Genel özellikleriyle

açıklamaya çalışnğunız Propp metodunun daha iyi

anlaşılabilmesi

 

için aşağıda Mersin’in Mut ilçesinden derlediğimiz “Avcı Yusufun

 

Oğlu” adlı masalın

 

çözümlemesi verilmiştir. Propp metoduna göre

 

masalların sınıflandırılması,

 

daha evvel de bahsedildiği üzere, iki çift

işleviri

 

 

varlığı’

ya da yokluğu göz önünde bulundurularak yapılmaktadır. İncelemeye

aldığımız

 

masal, güç iş-güç işi yerine getirme (M-N) çiftini içermektedir.

Olaylar dizisi ve

işlevleri ise §u şekildedir:

 

Olaylar Dizisi -

i

ı.

 

Bir avcı Yusuf vardır (tanımı: baj/angıfdurumu, simgesi

co.

 

 

2. Baba ölür

(tanımı: ıaahlaşma, simgesi W).

3. Çocuk,

babasının yedi sene uğraşıp da vuramadığı tavus kuşunu vurur.

Bu

kuşu padişaha hediye eder (bağlantı ögesi – §).

4. Hazinedar, tavus

kuşunu kendisine vermediği için çocuğa kızar, onu

kıskanır

 

(Güdülenme – Gdl.).

5. Hazinedar,

padişaha bu tavus kuşunun tüylerinin ancak fildişlerirıin

 

üzerine

serildiğindegüzel görüneceğinisöyler (tanımı: eksiklik, simgesi a3

) .

 

6. Hazinedar, bunu

avcı Yusufun oğlunun getirebileceğini söyler (bağlantı

ögesi -

§).

7. Çocuk,

padişahın huzuruna çağrılır (tanımı: aracılık, gefij am, simgesi BI).

8.

Çocuğa, iki çuval fildişi getirmesi gerektiği, getirmediği taktirde cella-’

da

gönderileceğisöylenir (tanımı: aracılık, geçij am, simgesi B2

) .

 

9. Annesi

oğluna fildişlerirıi getirebilmesi için padişahran bir fayrorı, kırk

tuluk §arap,

kırk kerpeten ve kırk cariye istetir (bağlantı ögesi – §).

10. Çocuk annesinin

söylediği yerde fildişlerirıi elde eder (tanımı: gide11l1e,

13-1

 

Yanı’

Doç. Dr. Nilgiin Ç’Ilı/ak

simgesi KF

2

) .

 

1

ı. Çocuk geri döner (tanımı: geri dö’niij, simgesi J,).

12.

Çocuğa bir altın verilir (tanımı: parayla ôdilllendirme, simgesi w3

) .

 

Olaylar Dizisi – II

 

13.

Padişahin “Buna ne yakışır” sorusuna, hazinedar, “Gider gelmez dağından

inci ile

mercanın getirilip fildişlerirıin üstüne dizilirse olur” cevabını

verir

(tanımı: eksiklik, simgesi a3

) .

 

14. Hazinedar, bunu ancak

avcı Yusufun oğlunun getirebileceğini, getirmediği

taktirde eellada gönderilmesi

gerektiğini söyler (tanımı: aracılık,

gefij

 

 

anı, simgesi B

2

) .

 

 

t’

 

1S. Annesi,

çocuğa gitmesini ve Allah’a tevekkeli olmasını söyler (tanımı:

karşı:

 

eylemin başlangıcı, simgesi C).

16. Çocuk gider

(tanımı: gidii, simgesi 1\

 

17. Yolda

Hızır’la karşılaşır. Hızır, selam verdikten sonra çocuğa nereye

gittiğini

 

sorar (tanımı: bağ/içının ilk işlevi, simgesi D

2

) .

 

 

 

18. Çocuk,

Hızır’ın selamını alır (tanımı: kahramanıntepkisi, simgesi E\

19.

Hızır, önce çocuğun gözlerini yumdurur ardından ona iki çuval inci

ile mercan verir

(tanımı: giderme, simgesi KFı).

20. Çocuk geri döner

(tanımı: geri dö’niij, simgesi J,).

2

ı. Çocuğa bir altın verilir (tanımı: parayla ödiillendirme, simgesi w 3

) .

 

Olaylar Dizisi -

III

22. Hazinedar,

fildişlerirıin üzerine serilen ayrıca üstüne inci ilernercan

dizilen tavus

kuşu tüylerinirı, padişaha gelin gelecek Çin padişahınırı kızına

yakışacağmı

 

ifade eder (tanımı: eksiklik, simgesi a’).

23. Hazinedar,

padişaha bunu avcı Yusufun oğlunun getirmesi gerektiğini

 

söyler, getirmemesi durumunda onun eellada gönderilmesini ister

(tanımı:

aracılık, geçiı anı,

 

simgesi B

2

) .

 

 

 

24. Çocuk yola

çıkar (tanımı: gidiş, simgesi 1\

25. Yolda iki karincaya

yardım eder, ayrıca çam ağacını kökünden sökebilen,

değirmenden

 

akan bütün unları karnına doldurabilen ve yine değirmenden

akan suyu

olduğu gibi yutabilen üç kişiyle arkadaş olur (tanımı:

 

biiyiilii nesnenin

 

 

alınması, simgesi F

69).

 

26. Çin

padişahının kızı üç şart koşar (tanımı: güç ıı. simgesi M).

27. Çocuk,

yardımcılarıyla beraber şartları yerine getirir (tanımı: güç iıi

yerine getirme,

 

 

simgesi N).

28.

Kızı alır (tanımı: giderme, simgesi K).

29. Geri dönerler

(tanımı: geri dimiiş, simgesi -1,).

30.

Kız, oğlanın yaptıklarını padişaha anlatır (bağlantı öğesi - §).

135

 

v:

 

Pı”Opp ‘wl il/asal Çözümleme fi-letodzı

 

31. Hazinedar, kötülükleri ortaya

 

çıkınca padişah tarafından cezalandırı

lır

(tanımı: cezalandırma,

 

 

simgesi

U).

 

 

32.

 

Padişah, Çin padişalunın kızını alır, kendi kızını da avcı

Yusufun

 

 

oğluna

 

verir (tanımı: eulenme,

simgesi \Xloo).

Bu

 

 

masalın bütün işlevlerini bir araya getirirsek aşağıdaki şerrıayı

elde

ederiz:

 

 

 

ı.

 

a 132 a3 B2 KF2 J, w

3

 

 

II.

 

a3 B2 C i D2 E2 KFl J, w

3

 

 

III.

 

 

aL B2 i F69 M N K J,

U \Xloo

 

İncelediğimiz

 

masal üç olaylar dizisi (kesitjnderı oluşmaktadır.

Masallarda

olaylar

 

 

~izisi, hemen bir başka olaylar dizisinin ardından gelebileceği

gibi

birbiri içine de girebilir.

 

 

Avcı Yusufun Oğlu masalındaki

olaylar dizisi, birbirinin

 

 

arkasından gelmiştir.

 

Bunlar masalın içerisindeki iç masallar konumun

dadır.

 

 

Her yeni bir eksiklik

 

masaıda yeni bir olaylar dizisinin

başlamasma

 

 

neden

 

olmuştur. Kahramana eksikliğin giderilmesinde (yapacağı güç

işte)

 

 

birileri

 

yardım

ederken, somut olarak eyleme geçmese de, birisi (yani hazinedar)

 

 

karşı çıkrnışnr.

 

Kahraman, aldığı yardımların yanında bazen çeşitli sına

malara

da tabi tutularak

 

 

eksikliği gidermeye çalışmış

ve sonunda görevini

 

 

başarınca ödüllerıdirilmiştir.

 

Masalın

 

her üç olaylar dizisinde saldırgan olarak karşımıza çıkan kişi, pa

dişahırı

hazinedarıdır. Avcı

 

 

Yusufun oğlu istediği tavus kuşunu

kendisine

 

 

vermediği

 

için ona karşı kin beslemiş

ve onun eellada gönderilebilmesi için

 

 

padişah aracılığıyla

 

güç işlerde görevlendirilmesinde etkili olmuştur.

Masallarda

 

 

bağrşçmırı

 

eylem alanı; büyülü nesnenin kahramana verilmesini

sağlamaktır,

 

 

ancak

 

incelediğimiz masaıda

büyülü nesne yoktur, bunun yerine ikinci

olaylar dizisinde

 

 

gösterdiği kerametle kahramanın inci ile mercan

bulmasını

 

 

sağlayan Hızır vardır.

 

Bu bakımdan bağlfJI Hızır’dır.

Birinci olaylar dizisinde

kahramana fildi§i bulma konusunda

 

 

yardımcı

olan anne ile üçüncü olaylar

dizisinde Çin

 

 

padişahırun kızını alıp getirrnede, özellikle

sınama sırasında,

yardım

 

 

eden yol arkadaşları da yardımcı kişilerdir. Prenses ve babası

üçüncü

olaylar dizisindeki eylemlerini yerine getirmektedir. Burada Çin

 

 

 

padişahınırı

 

 

kızı, kahramanı birtakım sınavlardan geçirmiştir. Sınamalardan başanlı çıkıl

 

 

masından

 

 

sonra Çin

 

padişahı, kızını kahramanla

göndermiştir. Kahramanı,

 

 

eksikliklerin

 

karşılarımas. için gdnderen padişahtır. Her üç bölümün

lsabraman’ı

 

 

Avcı

 

Yusufun oğludur. Bu kişi, sırasıyla bütün eksiklikleri (fildişinden

sonra

inci ile mercan bulma,

 

 

ardından Çin padişalunın kızını

gelin olarak saraya

getirme) gidermek için

 

 

arayı§a çımış sonunda bu zor işleri yerine

getirdiği

 

 

için

 

padişahin kızıyla evlendirilerek ödüllendirilmiştir. Masaıda

diizmece kah-

 

 

130

 

Yarc! Doç. Dr.

 

 

Nilgüıı Çıhlak

raman

 

 

ise bulunmamaktadır. Dolayısıyla işlevler, altı kişinin eylem alanı

içerisinde

pay

 

 

İaş nrılrnış tır.

 

 

“AVcı

 

Yusuf’un Oğlu” masalında Propp’un tespit ettiği 3 ı işleviri tama

 

 

yoktur, ancak

 

işlevleriri sırası

belirtilen düzen dahilindedir.

Sonuç: Masal

 

 

araştırrnalannda, tip ve motif çalışmalannın yanı sıra

ülkemizde

çok

 

 

yaygın olarak kullanılmamakla birlikte, masalları

biçim bilimsel

 

 

açıdan

 

ele alan Propp metodu da önemli bir yere sahiptir. İncelemeye aldığı

mız

 

 

masal,

 

V. Propp’urı “masal çözümleme rnetodurıa

uygun bir metindir.

Ancak bu metodun

 

 

çeşitli yörelerde anlatılan farklı tipteki masallara uygula

ması

yapılarak

 

 

Türk masallarının yapısının

tespit edilmesi gerekmektedir.

Bunun içirrçok

 

 

sayıda metnin çözümlenmesinden çok kişilerin işlevleri,

göz

önünde bulundurularak bir metin

 

 

sınırlandırması yapılmalı, artık

yeni bir

 

 

işlev

 

içermeyen masallar inceleme dışında bırakılmalıdır.

Seçilen metinleriri

çözümlemesi

 

 

yapılarak Propp’urı çalışmasında

bulunan ya da bulunmayan bir

 

 

başka deyişle

 

yeni ya da eksik işlevler

tespit edilmelidir. Böylelikle Türk halk

 

 

masallarının yapısını

 

belirleyen sabit unsurlar ortaya çıkarılmış olacaktır.

Bu

da

 

 

masalların sınıflandırılması ve varyantlarının tespiti konusunda,

ayrıca

masallarımızın diğer

 

 

kültürlerin masallarıyla karşılaşnrılmasmda araştırmacı

lara

büyük

 

 

kolaylık sağlayacaktır.

.

 

 

Kaynakça

 

Alptekin. Ali Berat (982),

 

Taşeli Pldtosı: Masallarınd« Motif ve Tip Araştırması,

Erzurum:

 

 

Basılrnarruş

 

 

Doktora Tezi.

Boratav, Perrev Naili (998),

 

 

Zaman Zaman İçinde, İstanbul: Adam

yayınları.

 

 

Çobanoğlu,

 

Ôzkul (999), Halkbilimi Kuramlart veAraştırma Yontemleri Tarihine Gi

riş,

 

 

Ankara:

 

 

Akçağ yayınları.

 

 

Günay, Umay (1975),

 

Elazığ Masalları (İnceleme),

Erzurum: Atatürk Üniversitesi

 

 

BasımEvi.

 

Zeynel

 

Kıran ve Ayşe Eziler Kıran (2000), Yazınsal Okııma Süreçleri,

Ankara: Seçkin

 

 

Yayın

 

 

Evi.

Propp, Vladimir (2001),

 

 

Masalm Biçimbilimi -Olağanlisıi: Alasallarm Yapısı-,

2.b.,

Çev.: Mehmet Rifar – Sema Rifat,

 

 

İstanbul: Om Yayın

Evi.

 

 

Sakaoğlu.

 

Saim (973), Giimtişbane Masalları Afetin Toplama ve Tahlil,

Ankara: Atatürk

Üniversitesi

 

 

yayınları

.

……………………. (999),

 

 

Mmal Araştırmaları, Ankara:

Akçağ yayınları.

 

 

Seyidoğlu,

 

Bilge (975), Erzurum Halk Masalları Üzerinde Araj/ırmalar (Metinler n

Açıklamalar),

 

 

Ankara: Atatürk Üniversitesi

 

 

yayınları.

 

 

Şimşek,

 

Esma (2001), Yııkartçııkııroı:a Masallarında Motıf ı.e Tip Araştırması, C.

I,

Ankara: KB

 

 

 

yayınları.

 

 

137

 

LI:

 

Propp ‘Ul1

}v/asal Çözii111leme Metodu

 

 

Avcı

 

Yusuf

uıı Oğlu Masalı

 

 

Bir

 

 

aucı YIISltf uarımış, avcılıktan bajka zeneati yoğumuş, auınan geçiniriermiş.

Bir

glli

 

 

uarımış, yanar dônerimiş. On« uurmanın golayı değil. Yedi sene

peşine diişmkş,

 

 

gattiyyen gUjll

 

 

uuramamış. O aucı Yıısııftan bir oğlan meydana gelmiş. Avcı Yıısııf

sana

iimiirler

 

 

olmliş. Oğlan yetişmiş. uAna, bubamın zeneati· neciyidi” dimiş.

Annesi

 

 

deyiuinnemiş, avcılık

 

zor diye, bişey ollt diye, bieecik iey diye deyiuirmemiş.

Öte

deyirmezke, beri deyirmezke “Ana, benim

 

 

bubamın zeneati neci”, “İjte dillgerıık”.

Çocuk

diilgera

 

 

çalışa gidermiş. olmazmış. “İpe tamircilie”. Çomk o yanna ıamircilie gider

01-

 

 

ınazmış,

 

o yanna olmaz. Birgiin “Ana bana bir gavıırka edioir” dimiş.

Siz de bilir misiniz

bilmem,

 

 

ev~ti saa gıırardık, altına ataşı yakardık, bıığdayı iistiine

gordıık, gavıırka

 

 

ederdile. Ye)’cek bif.1ey olmazsa onu yirdik.

 

 

Anası bbyle bıığdayı auıçlayıp

da höyle

gorkana

 

 

anasının elinin iistüne (ö’kiivirmij. Sac gızgm ya.

“Bubamın zeneatiııi

 

 

deyiuircehsin, deyiuirmezsen yakaeam”

 

 

dimiş. “Babanın zeneati

aveılık oğlum” dimiş.

 

Başka

 

n’olsun, garı ya111Yo, deyivirmiş. “Ee bubamın tiifeği neyi nerde?”. “A~’ o

ınağzayı,

herşey

 

 

orda”. Ordan tiifeği omuzlar. gider oğlan. Gider ırmağın kenarına vardı

111/,

 

 

babasının

 

yedi sene peşine dilpiiğii guJl’ vurur. Emme boyle yanar donerimiş

gllj, tatsrs

gUjI’ymllj. Bir baksan gadifele

 

 

0111

da, höyle dö’ndii mil biijey ol«, biz bilmeyiz ya. Ondan

 

 

eeri

 

gider ımrur gelir, siirilr gelir. “Aman yavrım, padışaba hediye edelim”, der,

anası.

 

 

“Bunu

 

 

bııban yedi sene Itğrajtı vuramadı, gotlir bunu padışaba” der.

Gotlirmiiş,

 

padışabın

 

da bir dene haznedarı uarımış, padışabın sarayında para garıştınrmış.

Haznedar,

 

 

oğlana

 

“Bunu bana oir” dimiş. O da “Virmem, padışaba hediye edicem”

dimiş.

 

 

Padışab,

 

“Ü/en avet Yıısııfım oğlu” dimiş, “bubayın yerini duıttm, bubanı da

godım

 

 

geçdin. Haydm baznedar,

 

 

oğlana bir kürek altın vii-in” dimiş. Haznedar gelir,

oğlana

 

bir tokat unrnr, bir de

 

 

anasına sôger. Küreğin boy!« yumrtı

yeri var ya bôyle dutsan çok

 

alır

 

bdyle dutsan az alır. Oraa bieecik altın gelmiş, onu

oirmiş. Ağlaya ağlaya gitmiş,

 

 

“Ana”

 

 

dimiş, “Tauusglljıınıı baznedara uirmedim de bana. bô’öle etdiler”. “Olsun

yaurım

 

etsinler”

 

 

dimiş. Garı çemberinin ucuna çıleılaınış alımı. Ondan keri

gayrı padışabın

 

haznedarı, oğlana

 

kinikmii’ Oğlan tauus glljlmıı kendisine uirmedi diyi.

ılİpe bı: tavııs

 

 

guşnna

 

ne yakışır”, Hazııedar, “Padışabım, filan yerden fildiii gelse ta1JlIJ gliFmım

tiiyil

de iistiine seriise olur”

 

 

dimiş. “Ee kim getirecek onu, nerden bıılcaz ya?”. “Avcı

Yusnfnn

 

 

Oğ/ıı

 

getirir, getirirse getirir, getirmezse cellat” dimiş, baznedar. Hani kinikdi gayrı

ya.

Öö’le olunca

 

 

oğlanı çağırmışlar. Padışab, “Oğlnm’ dimiş, “işte gidip fildişi

getirceksin iki

 

 

(1I1

 

1a/, bö’öle olucae”. Ee biiiey bilmez oğlan. Gelmiş anasına ağlaınış,

ayanam bana bô’ô’le

erdiler deyi.

 

 

“Ağlama oğlum” dimiş, “Padışaba sö”ô”le” dimiş, “eli golıı ıızım”

dimii, “gendi

indil’i, gendi bindil’i, gendi dllrllr, gendi yilrür bir

 

 

pa),ıon hazırlasm” dimii.

“Kırk tlt/ıık

ıarap tıirsin” dimiı, “Kırk

 

 

ke!pelin a/sm, kırk da (m’iye” dimii. “Ondan keri

adam/arı

 

 

at’ dimij,

 

 

“Giı filan yerdee gö’le kırk ıııııık jarap dö’k” dimlI. “Ge/en fi’//er içer,

zerhaı

 

138

 

o/ltı’, bayı/ır diişer, dişlerini

 

sö’kiin” dimiş. Ne çoğaldalım, dişlerini

sö’kmiij, (lIl’a/lara

 

 

doldurmuşlar. Oğlan gelmiş,

 

teslim etmiş. “Haydi haznedar, ağ/ana bir kürek altın

uir”

 

 

dimiş padışab.

 

Haznedar, bir tokat atmış, bir anasına sôgmiij, kiireğin ters yanını dut

muş,

altın/ara daldırmiş. (Ilkıır

 

 

yerine bicecik altın gelmij, onu

uirmiş. Oğlanın anası

bnnı:

 

 

da çemberinin diğer tıcuna fikriaııııf,. Ondan keri bir hafta geçerek b/ma ne

yakıpr,

 

 

hani bunun üstüne ne

 

 

ynluşır. “Bunun iistiine” dimiş haznedar, “gider gelmez

dağından

 

ineinen mercan geli de üstüne cizilise, o zaman

 

olu”, Ee gider gelmez

dağı

bu, giden

 

gelmezimiş.

 

“Nnbal gelicek” dimiş padışah. “Aııa Yusuf’un oğl« getirir” dimiş

baznedar,

“getirirse getirir, getirmezse cellat”

 

 

dimiş. Hani i!fi”oğ/am yoğ edecek.

Gelmiş anasına.

 

 

“Yaurım”, dimiş,

 

“Allah iısin, buna bişey diyemem, aıcılı]:

olsa heryolun« bitirin amma”

 

 

ı

 

dimiş,

 

“b” gidergelmez dağı ..Git oğlum” dimiş. Gide gide gide gitmiş, bir

btmarın başına

uarmiş.

 

 

ekmek yerkene ak saka/lı bir goca gelmiş. Hızirimiş.

“Selamiin a/eykiim”,

“Aleyhü»: se/am”. Onunla

 

 

yimiş. “Nere giden oğlum”. “İjle emmi, bô’ö’/e bö”ö’/e hal

kı/ayet,

 

 

ben bir aua

 

YIlSlifJlJI

oğhıyum,

bana bbole boole etdiler, ben oraa giderim”. “Ay yaz:rtm,

 

yanlış gelmişsin

 

emme” dimiş, “gençliğine gıyılmaz’ dimiş. “Gel yl/m gdzlerini

ağ/Ilm”

 

 

dimiş. Doldurmuş

 

iki (!ıva/a ineinen merranı yiiklemij, “Hadi oğlum git”

dimiş.

 

 

Türkii

 

 

 

fığıra

71 görüntüleme

Yazar hakkında

ilteriş Bülent AYDIN

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://www.edebiyatsahili.com/2011/11/21/proppun-masal-cozumlemesi/

Bir Cevap Yazın